Wing – Tsun Sistemi
Siu Nim Tau-Küçük Fikir Formu
Bu form aynı zamanda Saam-Pai-Fut olarak adlandırılır, fakat daha çok Siu-Nim-Tau diye bilinir. Bu form için kullanılan bu isim Siu-Nim-Tau’yu temel eğitim olarak alan her Wing Tsun öğrencisi için çok anlamlıdır.

Öğrenciye öğretmen tarafından Siu-Nim-Tau öğretilirken kısaca şöyle özetlenir. Siu-Nim-Tau doğru olmayınca, bir dövüş sanatçısı dövüş sanatını icra edemez, hatta yaşamak için gerekli moral amaçlarını kaybedebilir. Başka bir yolla söylenirse eğer bir Kung-Fu öğrencisi iyi bir Siu-Nim-Tau temeli kazanamazsa ileride öğreneceği daha ileri teknikleri hiç bir zaman kavrayamaz. Moral açıdan, bir kimsenin kendi küçük fikri eğer açık olmayan, tecrübeden uzak ve ilerlemeye müsait olmayan bir temeldeyse, o zaman kendisinin ömrünü harcayacağı işlerin değeride şüpheli olacaktır. Bu formun karakteristik özelliklerinden biride gövdeden aşağı kısmını eğitmesidir. Bu hareketleri yaparken öğrenci gövdesinden aşağısını ve ayaklarını oynatmaz. Gövdeden aşağısının eğitimi maksadıyla bu meditasyon çalışmasına benzetilebilir. Siu-Nim-Tau bu özelliğiyle gövdeden aşağısını eğiten bir yapıya sahiptir. El tekniklerinin ilk bölümünde Tan-Sau (Avuç yukarı kol) ve üç Fok-Sau (Kol üzerinde köprü) bulunur. Bu üç Fok-Sau sonunda Wu-Sau (Koruyucu kol) şeklini alır. Wu-Sau tekniğinde el diktir, dört parmak yukarıyı işaret ederken aynı dua eden birinin eline benzer. Bu,Siu-Nim-Tau’nun neden “Buda’ya üç kere dua” adıyla da adlandırıldığını açıklar. Bu birkaç tekniğin çalışılması bedenin üst tarafının eğitiminin temelini oluşturur. Doğru bir eğitim metoduyla öğrenci Kung-Fu’da üstün bir başarı sağlayacak, sonuç olarak da kışın, acı soğuğuna sakin ve yumuşak nefesi ve düzgün bir kan dolaşımıyla karşı çıkabilecek, elleri mosmor olurken vücudu terleyecek, soğuğu yenecektir. Bu çoğu kimsenin Chi-Kung veya iç Kung-Fu olarak adlandırdığı şeye benzer. Fakat biz Wing Tsun Kung-Fu’da hiçbir zaman abartmak istemeyiz, bu yüzden bu olayı da hiçbir zaman bu terimle adlandırmayız. Siu-Nim-Tau ayrıca temel tekniklerden Jum-Sau (Batan blok), Gaun-Sau (Kırıcı blok) ve Bong-Sau (Kanat-kol) ve jimnastikteki metotlar gibi çalışılan diğer yumruk ve el teknikleri bulunur.
Siu-Nim-Tau Formu öğrencinin kabiliyetine göre on veya on iki ders alır. Bunu tek elle çalışılan Chi-Sau ve duruş-adım çalışmalarının girdiği tamamlayıcı çalışmalar izler. Hafif yan iki elli yumruklar, boşluğa tekme, boşluğa yumruk atma da bu tamamlayıcı çalışmalardandır. Kuvvet eğitimi, eklemler için esneklik çalışmaları (bacak presleri, bel çevirme), kum torbası dövme, tekmeleme ve üç ayaklı manken ve tahta mankenle yapılan çalışmaları içerir.
Chum-Kiu, ancak tek el Chi-Sau, hafif yan yumruk (iki elle) çalışmalarında yeterli ilerleme yapıldıktan sonra öğretilir. İki kolla Chi-Sau’yu, Chum-Kiu hareket setinin tamamlanması takip eder.
Chum-Kiu; ancak tek el Chi-Sau, hafif yan iki elle yumruk çalışmalarında yeterli ilerleme yapıldıktan sonra öğretilir. İki kolla Chi-Sau’yu, Cham-Kiu hareket setinin tamamlanması takip eder.
Siu-Nim Tau
Wing Tsun sisteminin temel dövüş tekniklerini içeren bu forma bu ismi vermenin amacı yeni başlayanların çok az fikir ve düşünce sahibi olmalarını açıklamaktır. Bu sistemin temel tekniğini öğretmek için ruhsal bir gerekliliktir. Öğrenciyi sonunda ne kazanacağını düşünmeden sıkı çalıştıran, onu Wing Tsun hakkında hiçbir şey bilmeme durumundan, Wing Tsun’un bir kısmını hazmetmiş olma durumuna getiren ve onu çok fazla abes düşünceden ve çok fazla meraklı olmaktan koruyan da bu çok az fikir sahibi olmaktır. Düşünmeden amaçsızca öğrenmek faydasızdır. Konfüçyüs’ün öğrencilerine dediği gibi ”Düşünmeden öğrenmek kaybolan emektir, öğrenmeden düşünmek tehlikeli, risklidir. ”Benzer şekilde bu Kung-Fu çalışırken de doğrudur. Eğer bir öğrenci bir hareketin amacını, etkili kullanımını avantaj ve dezavantajlarını düşünmeden çalışırsa, hareket ne kadar basit olursa olsun, öğrenci sadece hareketi kendisine gösteren öğretmenin o hareketi yaparken gösterdiği jestten taklit etmiş olacaktır, yoksa öğretmenin pratik becerisini değil. Bu demektir ki öğrenci kendini bir film kamerasından veya bir teyp-kayıt cihazından başka bir şey olarak görmemektedir. Çıraklıktan çıkıp, kendisi öğrenci kabul etmeye başladığı zamanda, aynı bir depodan bir boru vasıtasıyla filtreli bir havuza akan su gibi sadece hocasından gördüğü hareketleri aktaracaktır. Bu durumdaki biri sadece bir dövüş sanatları teknisyeni olarak adlandırılır veya en fazla usta işçi, kalfa olarak adlandırılır. Ama hiçbir zaman dövüş sanatçısı olamazlar. Bundan daha kötüsü, düşünmeden Kung-Fu çalışmak genellikle kötü bir sona sürükler ve eğer işin başında düzeltilmezse, öğrenci sonunda tamiri imkansız yaparak dövüş sanatlarındaki kariyerini mahvedecektir. O halde, düşünce sahibi olmak, az olsa bile, Kung-Fu öğrenmeye başlayan biri için gereklidir. Diğer taraftan Kung-Fu öğrenirken çok az bir fikir ve düşünceye sahip olmak, birçok düşünceye sahip olmaktan daha iyidir. Fazla düşünce, genellikle bir öğrenciyi çok meraklı yapar ve onun öyle yüksek emellere sahip olmasına sebep olur ki bütün hayatı boyunca bunlara ulaşamaz. Bundan ötesi çok meraklı bir öğrenci hiçbir zaman elde ettiğiyle tatmin olamayacaktır. Daima öğrendiklerini reddeden ve daima gelecekte ne öğreneceğini merak eden biri olacaktır. Böylece tüm Wing Tsun sisteminin tekniklerini bir günde öğrenmeden de rahat edemeyecektir. Çok acele, hızı azaltır. Böylece adım adım giderek öğreneceği gizli becerileri elde edemeyecek, sonuçta da hayal kırıklığına uğrayacaktır. Kung-Fu’da bir şey vardır ki bu çiğnenmeden yutulamaz. ”Çok az fikir sahibi olmakla” ifade edilmek istenen şey bir öğrencinin çalışmalarına konsantre olmasını istemek,çalışma programını adım adım takip ettirmek ve bir kerede koparabileceğinden daha fazlasını tutturmamak ve becerebileceğinden daha hızlı gitmemesini sağlamaktır. Siu-Nim-Tau formunu öğrenmek öğrenciyi Wing Tsun hakkında hiçbir şey bilmeme durumundan, Wing Tsun Kung-Fu’nun birazını bilme durumuna yükseltir. Bu formu öğrenmeden önce öğrencinin Wing Tsun hakkında hiçbir fikri yokken, Siu-Nim-Tau’dan sonra, öğrenci en azından ne öğrendiğini, ne öğrenmek zorunda olduğunu ve niye öğrenmek zorunda olduğunu anlar. Wing Tsun öğretmeninden ne öğrendiğini, ne öğrenmek zorunda olduğunu ve niye öğrenmek zorunda olduğunu anlar. Wing Tsun öğrenmenin veliahtı olarak tanıtan, gerçekte ise aşırı derecede sık bir şekilde Kung-Fu cahili oldukları gerçek kavgalarından veya gösterilerinden anlaşılan, kendilerini Kung-Fu filozofu olarak tanıtan kişilerde çok fazladır. Bugün çok fazla dövüş sanatları felsefesi vardır. Fakat biz bunların pratiğe uygulanabilirliklerinden şüpheliyiz. Bazı örneklerde verilebilir. Bazı kimseler dövüş sanatlarına ”Değişimin Kitabı”, ”Ying ve Yang” ve ”Beş Eleman” gibi teoriler getirdiler. Bazıları kuşların ve hayvanların korkutucu gücünü getirmişler, diğer bir kısım ise Tanrılar ve hayaletler gibi doğaüstü yaratıkların gücünü Kung-Fu’ya sokmak istemişlerdir. Bizce ; dövüş sanatları temelde insan vücudunun elemanlarını kullanma teknikleriyle ilgilenir ve başka şeylerle pek alakası yoktur. Altın, Ağaç, Su, Ying veYang, Rüzgar, Yağmur, Güneş, Ay, Hayvanlar (Kuşlar) ve bunun gibi şeylerle ilgisi yoktur. Açıklayıcı olması ve rahatlık sağlaması açısından bazı Kung-Fu hareketlerinin bu isimlerle anılmasına itirazımız yok. Ama bu isimlerin gerçek olmayan teorileri iddia etmek ve gerçekmiş gibi gösterilmek istenmesine daima karşıyız. Wing Tsun veya başka bir Kung-Fu sisteminin tekniklerini öğrenmenin asıl önemi, bu tekniklerin pratiğe uygulanmasından kaynaklanır, yoksa hayali teorilerden değil. Bu teknikleri uygulayabilmek için bir öğrenci şimdiye kadar öğrenmemiş olduğu teknikleri hiç düşünmemeli, kendisinin halihazırda yapmış olduğu çalışmalara konsantre olmalıdır. Öğrenci ne hemen hayalinde bazı olaylar kurup kendini olayın merkezi yaparak bu hayallerin sonuçlarıyla uğraşmak, ne de güvenilmeyecek yerlerden açıklamalar edinmelidir. Başkaları tarafından kolayca yapılan bir tekniği kendisi yapamadığı zaman farkın aradaki tecrübe farkına bağlı olduğunu (diğeri bu tekniği kendisinden daha uzun süre çalıştığından dolayı) bilmelidir. Bazen bir sitildeki bir hareket, diğer bir sitildeki başka bir harekete çok benzeyebilir. Sıkı bir eğitimden geçmemiş bir acemi öğrenci farkı görmekte güçlük çekebilir (Fark uygulamanın kuvvetinden-şiddetinden veya uygulama tekniğinden kaynaklanabilir). Bu öğrenci eğer önce birinci sitildeki hareketi öğrenir, sonrada ikinci sitildeki bu benzeri hareketi yapmaya kalkarsa ve bu işi ikinci sitilin hocasının öğrettiği şekle dikkat etmeden yaparsa, sonunda öğrenmesi gereken ikinci sitilin tekniğini değil de birinci sitilin hareketini edinmiş olur. Sonuç olarak biz yeni başlayanlara, hocaların çok iyi dinlemelerini ve kendisine öğretilen programın dışında olan konuları araştırmaktan ve düşünmekten vazgeçmelerini tavsiye ediyoruz. Sistemin temel kavramlarını öğrenince, ancak o zaman araştırma, eleştirme, karşılaştırma, kanıtlama ve böylece öğrendiklerini geliştirme aşamasına gelebilirler.
Wing Tsun