Blog

Archive for the ‘Wing-Tsun’ Category


Sifu Salih Avcı

Sifu Salih Avcı

WTEO

Salih Avcı
1/12/1962 tarihinde Karasu Akkum Köyünde doğan Avcı evli ve 4 çocuk babası. 1971 yılında Almanya’ya gitti. Almanca dil eğitimi aldıktan sonra, normal öğretimine devam etti.

Bir süre demir sanayisinde çalıştı. Bu sıralarda Meslek Yüksek Okuluna başladı. Dört yıl elektro bobinaj öğretimini takiben, bir yıl da hidrolik ve hava basınçlı araç gereçlerin takviyesi eğitimini aldı. Okuldan sonra, Philips gibi büyük şirketlerde vinç ve bantların sorumlusu olarak çalıştı. 1980 yılı temmuz ayında, Wing Tsun öğrenmeye başladı. Spor yapmak, motivasyon kuvvetlendirmek gibi maksatla da başlamış olduğu bu sanata ilgisi her geçen gün arttı ve 1984 yılında Aachean’ da ilk Wing Tsun ( WT ) Grubunu kurarak WT öğretmeye başladı. 1985 yılında , şu anda WT Akademisi olarak kullandığı okula taşındı. 1986 yılında 1.Tekniker derecesini aldı. 1988 yılında Avrupa Wing Tsun organizasyonu’nda en yüksek 5 çalıştırıcı arasına girdi ve daha sonraki yıllarda ilk 2 – 3 kişiden birisi oldu. Wing Tsun öğrenmenin yanı sıra, bir silahlı dövüş sanatı olan Escrima öğrenmeye de başladı. 4.jpg 1982 yılında başlamış olduğu Escrima’da, Avrupa’nın en yüksek 3 kişisinden birisi oldu. Kendi organizasyonunu kurmadan önce 1991 – 1997 yılları arasında EWTO ( Avrupa Wing Tsun Organizasyonu ) ve IWTMAA (Uluslararası Wing Tsun Dövüş Sanatı Organizasyonu ) adına Türkiye Wing Tsun şef antrenörlüğü yaptı. Ayrıca, IWTMAA ve EWTO hocalarının imtihanlarını yapan teknik komitenin de üyesiydi. 1997 yılında kendi organizasyonu WTEO’yu (Wing Tsun-Escrima Organizasyonu)kurarak Avcı Wing Tsun ve Avcı Escrima öğretmeye başladı. 1992 yılında, Göpingen şehrinde, uluslararası özel timler seminerinde tüm Avrupa’dan seçilen sekiz ( 8 ) yakın dövüş ustası içerisine davet edildi. Bu seminerin takdimini yaptı ve bu grubun şef antrenörlüğüne seçildi. Bu seminerden sonra. NRW(Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti)yetkilileri, SEK özel timlerini eğitmek için davet edildi. Daha sonra MEK, GSG9, ZUZ timleri ve Adalet Bakanlığı için gardiyanların çalıştırıcılarının eğitimliğini yaptı ve halende devam etmektedir. ETA Karşıtı mücadele eden BEROSİ özel timlerine de seminer verdi.

Ayrıca İrlanda, Mısır, Amerika, Rusya, İsveç gibi ülkelerden özel timler Almanya’da ki akademisinde çeşitli zamanlarda bilgi ve ders aldılar. SEK Timlerinin, tutuklamalar da öğretim tekniklerinin en kısa zamanda, en az eforla ve en güvenli olduğunu tecrübe edip uygulamaya başlamasıyla, diğer timlerde tutuklama tekniklerini Avcı WT tekniklerine adapte ettiler. Bu timler için bıçak, kama yada saldırılara karşı 20 yıllık WT, 18 yıllık Escrima tecrübesiyle, ateşli silah kullanmadan tutuklama teknikleri geliştirdi. Bir heyetle birlikte Adalet Bakanlığı Hapishanelerini gezerek tehlike noktalarını ve önlemlerini değerlendirdi ve hapishanelerde 18 yıldır kullanılan Ju – Jutsu ve Benzeri Uzakdoğu Sporlarının teknikleri yerine Avcı WT Teknikleri kanunlaşarak kullanılmaya başladı. Sportif Sanatların çalışmaları kurallı olduğundan dolayı yakın ve gerçekçi değil. Avcı WT Tekniklerinde ise maksat; suçluya çok ciddi zarar vermeden tutuklayarak, polis memurunun da zarar görmeden evine sağlam olarak dönmesidir. Bu nedenle, Avcı WT, kuralsız ve gerçek dövüş prensipleridir. ABD’ de Yayınlanan “Who is Who ?” heyeti, kayıtlarına almak için kendisiyle özel bir mülakat yaptılar ve bu mülakatı 2000 yılı yayınında çıkaracaklarını belirttiler. Yetiştirmiş olduğu özel timler, 7.jpg AGK onayıile, Rusya’daki özel timlere, kendi çalışma prensiplerini tanıtmak için bir demo düzenlediler. Halen Almanya’da 70′in üzerinde okulda ve diğer ülkelerde (Hollanda, Avusturya, İtalya, Fransa, İspanya, Ürdün ve Türkiye) Avcı Wing Tsun öğretilmektedir. Avcı Wing Tsun organizasyonu olarak, 8000′den fazla talebe sayısıyla dünyada en büyük ikinci Wing Tsun organizasyonun liderliği ve çalıştırıcılığını yapmaktadır. Her yıl Türkiye’de Mayıs,Temmuz ve Ekim aylarında Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden gelen üst düzey hocaların ve öğrencilerin de katılımı ile seminerler düzenlemektedir. Bu seminerler vasıtasıyla Ülkemizin güzelliklerini katılımcı yabancılara anlatabilme ve gösterme fırsatı da olmaktadır.

Sifu Salih Avcı

Shing Mustafa Şanalan

Shing Mustafa Şanalan

WING-TSUN TARİHİ

WING-TSUN TARİHİ

WTEO

Günümüzden yaklaşık iki yüz elli yıl önce (Tarihler tam olarak bilinmese bile Wing Tsun’un Doğuşu ve Shao Lin Manastırının yanması günümüzden 250-300 yıl öncesine dayanır. Ching Hanedanı Yung-Cheng döneminde, Mançuyalıların yaptığı bir kuşatma esnasında manastırda yaşayanlardan birisi olan Ma Ning Yee tarafından, Shao Lin Manastırı ateşe verildi. Manastırın Yanmasından sonra olay hakkında iki rivayet yayıldı. Birinci hikayeye göre; sadece beş rahip olaydan kurtularak kaçmayı başarmışlar ve gizlendikleri yerde teşkilatlar kurarak Ching Hanedanlığı aleyhinde savaşmışlardı. Daha çok savaşçılar arasında kabul görüp yayılan ikinci hikayeye göre ise olay hakkında bazı farklılıklar var, manastırın yanması olayı hariç bu hikayeye göre kurtulanların sayısı beşten daha fazla idi. Burada Manastırın yanmasından itibaren anlatacağımız hikaye ise tabi ki dövüşçüler arasında kabul gören ikinci hikaye.

Yeni Bir Dövüş Sisteminin Doğuşu: Yangın sırasında rahiplerin ve dövüş sanatlarında çok iyi usta olanların çoğunun öldürüldüğü yada yandığı söylenir. Bununla birlikte yangından kurtulan kişiler olabilmiştir ve kurtulanların arasında Beş Büyükler olarak bilinen Budist Rahibe Ng Mui, usta Chi shin, usta Pak Mei, usta Fung To Tak ve usta Miu Hinde vardı. Manastırda en fazla talebe yetiştiren usta Chi Shi, kendisiyle birlikte kurtulanlardan, mançulara karşı savaşmalarını istediği için bu rahipler Mançular tarafından aranıyordu. Bu nedenle rahipler ülkenin farklı yerlerine dağılarak oralarda gizlice faaliyetlerde bulunmaya başladılar. Budist Rahibe Ng Mui, beş büyüklerden en yaşlı ve de manastırın tek bayanıydı. Ülkenin dört bir yanında dolaştıktan sonra Yunnan ve Szecvan eyaletleri sınırında Tai Leung dağındaki Beyaz Turna Tapınağına yerleşti. Yaşadıklarını hiçbir zaman aklından çıkarmayan Ng Mui bu tapınakta Zen Tarikatı ile ilgilenirken aynı zamanda dövüş teknikleri çalışıyordu. Bununla birlikte ciddi bir endişe daha taşıyordu, bu endişesi Shao Lin Manastırında mançularla işbirliği yapan yetenekli dövüşçülere ve mançulara karşı nasıl korunacağı idi. O an itibariyle işbirlikçilerden daha iyi teknikler biliyordu. Fakat zaman içinde kendisinden daha kuvvetli olan bu işbirlikçilerden zayıf duruma düşebilirdi. Bu durumda yapılabilecek tek şey, mevcut Shoa Lin Tekniklerini mağlup edebilecek yeni bir dövüş sitemi ortaya çıkarmak idi. Şansı bir tilki ile vahşi büyük bir turnanın yaptıkları dövüşe tanık olunca geri dönmüştü. Tilki turnanın etrafında ölümcül bir atak yapılabilmek umuduyla dairesel şeklinde dönerken turna dairenin ortasında kalıp daima tilkiye karşı dönüyordu. Turna, tilkinin pençesiyle yaptığı her saldırıyı kanatlarının birisiyle karşılarken aynı anda gagası ile kontra atak yapıyordu. Böylece turna kendisini kanatları ile koruyup gagası ile saldırabiliyordu. Ng Mui’nin gözlediği bu kavga uzun bir zaman devam etti. Bu kavga Ng Mui’ye yeni bir dövüş sisteminin ilham kaynağı olmuştu.

Mevcut Sisteme Zıt Teknikler: Bir tilki ile bir turnanın arasında dövüşten esinlenen bu sisteme tilki yada turna sistemi adı verilmedi. Ng Mui, tilkinin pençelerini ve turnanın kanatlarını temel alarak insan vücuduyla uyumlu bir dizi dövüş hareketleri geliştirdi. Düzenli hareketlerin kalıplaşmış şekillerde uygulanmasına dayalı olan mevcut Shao Lin Kung fu, Ng Mui’ye fazlaca karışık görünüyordu. Halbuki Shao Lin sisteminin bir derivasyonu olan yeni sistemde temel hareketler sade idi ve uygulamada akıllılığa dayanıyordu. Diğer bir ifade ile birbirinden az farkla ayrı olan yaklaşık on civarında Shao Lin sistemleri, formları öğrenen kişiye stereo-tip pratik imkanı veriyordu. Ng Mui tarafından ortaya konan bu yeni teknik son değişikliklerde yapıldıktan sonra üç form ve pratik maksatlı bir dizi tahta manken teknikleri sağlıyordu. Buna ilave olarak “Ejder dansı”, “Mağaradan çıkan Aslan” gibi şatafatlı isimler olan Shao Lin formları gerçek bir dövüşte çok yavan kalıyordu. Ng Mui’nin yeni sitemi ise gösteriş amaçlı değildi ve gerçek dövüş teknikleri kullanıyordu. Tekniğin pozisyonu anlatan ifadelerle ad verilmiştir. Mesela; avuç yukarı kol (palm-up arm) adlı teknikte avuç ve kolun pozisyonunu tahmin etmek hiç de zor olmasa gerek! Eski Shao Lin ile Ng Mui’nin yeni sistemi arasındaki bir diğer farkta; Shao Lin sisteminde kuvvet antrenmanlarına çok önem veriliyordu. Öyle ki bir talebe formları öğrenmeye başlamadan evvel en az bir kaç yıl sadece belirli bir kondisyon yeterliliğine ulaşmaya çalışıyordu. Yeni sistemde ise düşmanı yenme kuvvetle değil akılla yapılıyordu. Tabi ki; bu kuvvet tamamen ihmal ediliyor demek değildi. Yeni teknik belirli durumda belirli rakibe uyacak onu yenmek için gerekli metodun adaptasyonunu sağlıyordu. Bu nedenle yeni kung fu sistemini öğrenen kişi ağır adımlar sabit duruş ve güçlü köprü eller yerine seri ve hafif adımlar esnek bir duruş ve akıllı el teknikleri öğrenmek durumundadır. Diğer bir ifadeyle eski Shao Lin sistemi gerçek dövüşte geniş aralıklı adımlar sabit bir duruş ve gerekli adımlar ve uzun köprülü eller kullanılırken bu yeni sistem birbirini takip eden adımlar ve dövüş içinde, geniş adımları ve uzun köprü kolları etkisiz bırakacak teknikler kullanıyordu. Eski Shao Lin sisteminde en çok kullanılan adım, ön adım (ön bacak kırık ve ağırlık arka bacak üzerinde) kullanıyordu. Arka adımın kullanılması rakibin ağırlık üzerine binmiş ön bacağına pratik saldırı ve kendi ön bacağına yapılan bir saldırıya ise etkili koruma sağlıyordu.

Siu Nim Tau-Küçük Fikir Formu

Siu Nim Tau-Küçük Fikir Formu

Bu form aynı zamanda Saam-Pai-Fut olarak adlandırılır, fakat daha çok Siu-Nim-Tau diye bilinir. Bu form için kullanılan bu isim Siu-Nim-Tau’yu temel eğitim olarak alan her Wing Tsun öğrencisi için çok anlamlıdır.

Öğrenciye öğretmen tarafından Siu-Nim-Tau öğretilirken kısaca şöyle özetlenir. Siu-Nim-Tau doğru olmayınca, bir dövüş sanatçısı dövüş sanatını icra edemez, hatta yaşamak için gerekli moral amaçlarını kaybedebilir. Başka bir yolla söylenirse eğer bir Kung-Fu öğrencisi iyi bir Siu-Nim-Tau temeli kazanamazsa ileride öğreneceği daha ileri teknikleri hiç bir zaman kavrayamaz. Moral açıdan, bir kimsenin kendi küçük fikri eğer açık olmayan, tecrübeden uzak ve ilerlemeye müsait olmayan bir temeldeyse, o zaman kendisinin ömrünü harcayacağı işlerin değeride şüpheli olacaktır. Bu formun karakteristik özelliklerinden biride gövdeden aşağı kısmını eğitmesidir. Bu hareketleri yaparken öğrenci gövdesinden aşağısını ve ayaklarını oynatmaz. Gövdeden aşağısının eğitimi maksadıyla bu meditasyon çalışmasına benzetilebilir. Siu-Nim-Tau bu özelliğiyle gövdeden aşağısını eğiten bir yapıya sahiptir. El tekniklerinin ilk bölümünde Tan-Sau (Avuç yukarı kol) ve üç Fok-Sau (Kol üzerinde köprü) bulunur. Bu üç Fok-Sau sonunda Wu-Sau (Koruyucu kol) şeklini alır. Wu-Sau tekniğinde el diktir, dört parmak yukarıyı işaret ederken aynı dua eden birinin eline benzer. Bu,Siu-Nim-Tau’nun neden “Buda’ya üç kere dua” adıyla da adlandırıldığını açıklar. Bu birkaç tekniğin çalışılması bedenin üst tarafının eğitiminin temelini oluşturur. Doğru bir eğitim metoduyla öğrenci Kung-Fu’da üstün bir başarı sağlayacak, sonuç olarak da kışın, acı soğuğuna sakin ve yumuşak nefesi ve düzgün bir kan dolaşımıyla karşı çıkabilecek, elleri mosmor olurken vücudu terleyecek, soğuğu yenecektir. Bu çoğu kimsenin Chi-Kung veya iç Kung-Fu olarak adlandırdığı şeye benzer. Fakat biz Wing Tsun Kung-Fu’da hiçbir zaman abartmak istemeyiz, bu yüzden bu olayı da hiçbir zaman bu terimle adlandırmayız. Siu-Nim-Tau ayrıca temel tekniklerden Jum-Sau (Batan blok), Gaun-Sau (Kırıcı blok) ve Bong-Sau (Kanat-kol) ve jimnastikteki metotlar gibi çalışılan diğer yumruk ve el teknikleri bulunur.

Siu-Nim-Tau Formu öğrencinin kabiliyetine göre on veya on iki ders alır. Bunu tek elle çalışılan Chi-Sau ve duruş-adım çalışmalarının girdiği tamamlayıcı çalışmalar izler. Hafif yan iki elli yumruklar, boşluğa tekme, boşluğa yumruk atma da bu tamamlayıcı çalışmalardandır. Kuvvet eğitimi, eklemler için esneklik çalışmaları (bacak presleri, bel çevirme), kum torbası dövme, tekmeleme ve üç ayaklı manken ve tahta mankenle yapılan çalışmaları içerir.

Chum-Kiu, ancak tek el Chi-Sau, hafif yan yumruk (iki elle) çalışmalarında yeterli ilerleme yapıldıktan sonra öğretilir. İki kolla Chi-Sau’yu, Chum-Kiu hareket setinin tamamlanması takip eder.
Chum-Kiu; ancak tek el Chi-Sau, hafif yan iki elle yumruk çalışmalarında yeterli ilerleme yapıldıktan sonra öğretilir. İki kolla Chi-Sau’yu, Cham-Kiu hareket setinin tamamlanması takip eder.